25 Mayıs 2012 Cuma

Üç Harf

Üç Harf yan yana kaç şekilde gelir, bilir misin?
Aşk dersin, sen dersin, ben dersin.
Sen ben biter; biz dersin
Gün gelir, git dersin.
Peki, dur kelimesinden haberdar değil misin?
Dur demeyi bilmez misin?
Git demek kolay
Dur diyebilecek kadar yürekli misin?

Can Yücel

23 Mayıs 2012 Çarşamba

Babba Babba Baa…


Her şeyi yaşadım sanırdım,
Meğer ne çok yanılmışım…

Küçücük parmakların yüzümde dolaşmasını hiç tatmamışım meğer…

Minicik burnunu burnuma dokunduran,
Ağzını kocaman açıp tüm acemiliği ile beni öpmeye çalışan bir çift dudağı,

Sevgiden dişlerini kenetleyip,
Benim için çığlıklar atan bir kızın gözlerindeki özlemi hiç görmemişim meğer…

Saçının her bir teline kurban olduğum küçük kızım
Sevdiğim, her şeyim…
Gülüşün her seferinde yüreğimi eritiyor…
Yokluğun her seferinde kör bir bıçak gibi kanırtarak delip geçiyor bedenimi…
Hani demir olsa erirdi bu yürek, dayanmazdı küçüğüm benim…

Gözlerimi kapıyorum kirpiklerime takılıyor sesin:
Babba Babba Baa…
Hiç solmasınlar diye gözyaşlarımla suluyorum onları

Canparçam, nefes alma sebebim…
Meğer sensiz ne çok eksikmişim…

Memet Harun Özer

Baba ve Kızı - Father and Daughter



Michael Dudok de Wit'in 2000 yılında yönettiği ve kendisine en iyi animasyon kısa film ödülünü kazandıran "Baba ve Kızı"nı sizlerle paylaşmak istiyorum.

21 Mayıs 2012 Pazartesi

Günün Hikayesi



İlk çağlarda Sparta Kralı Agesilaus'a sormuşlar:
- Doğruluk mu daha büyük meziyettir, yiğitlik mi? 

Agesilaus cevap vermiş:
- Bütün insanlar doğru olsaydı, yiğitliğe ne lüzum kalırdı?

Kaynak:

17 Mayıs 2012 Perşembe

Sinema: The Man from Earth - Dünyalı

Afişe bakıp sakın aldanmayın, "The Man from Earth" aksiyon dolu bir bilim-kurgu değil. Tersine son derece sakin, hatta tek bir odada geçen, ancak bir o kadar da sürükleyici bir film.

Zaten toplamda on bir oyuncu rol alıyor. Hatta bunların dördü sadece iki dakika ekranda görünüyor. Diyaloglar üzerine kurulu bir film de denebilir.

Film teknikleri açısından bir değerlendirme yapmam pek mümkün değil. Bu konuda yeterli donanma sahip değilim. Ancak sadece on bir kişi ile tek bir odada çekilen bir filmin başarılı olması için konunun çok ilgi çekici, kurgunun çok sağlam olması gerektiğini bilecek kadar da film izlemişliğim var. İşte Türkçemize "Dünyalı" olarak çevirilen "The Man from Earth" tam da bunu başarmış. Ortaya, izleyicinin sürekli sorularla, tahminlerle filmin içine sürüklendiği bir yapıt çıkıvermiş.

Filmin başarısı sadece bunlar ile sınırlı değil. Ne demek istediğimi anlatabilmem için çok kısaca filmin özetini aktarmam gerekiyor. Bu işi yorum yapmadan, olduğu gibi aşağıya alıntılayayım: 

16 Mayıs 2012 Çarşamba

'O' An: Evine ekmek götürmek

Evine ekmek götürmek

Afganistan'ın başkenti Kabil'de bir kız çocuğu evine ekmek götürüyor. 

Bakışındaki ifade dikkatimizi çekiyor. Zira bakışındaki ifade "o" anda ''evine ekmek götürmek'' eyleminin mecazi anlamını da taşıyor. 

Kaynak:

http://oanfotograflari-ntv.blogspot.com/

14 Mayıs 2012 Pazartesi

Bir Ofis Hastalığı: “Karpal Tünel Sendromu”


Karpal Tünel Sendromu sürekli klavye ve fare ile çalışmak durumunda olan birçok beyaz yakalının hayatını daha da zorlaştıran, ağrısıyla gece uyandırmaya dahi sebep olabilen bir hastalık. Karpal Tünel Sendromu, el parmaklarının hareket etmesi ve hissinin sağlanmasında büyük rol üstlenen ve median sinir olarak adlandırılan yapının sıkışması sonucu ortaya çıkıyor.

Başlıca belirtileri:
• El ve parmaklarda uyuşukluk ve karıncalanma (özellikle başparmak, yüzük parmağı ve işaret parmağında)
• Bilek, avuç içi ve kolda ağrı
• Uy uşukluk ve ağrının geceleri daha çok olması
• Ellerin kullanılması ile ağrının artması
• Cisimleri kavramada zaaf olması
• Başparmakta güçsüzlük olması

Eğer bu belirtileri siz de hissediyorsanız vakit kaybetmeden bir Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı’na muayene olmanızı öneriyoruz. Zira geç kalındığında sendrom ilerleyerek kaslarda güçsüzlüğe ve kas erimesi olarak bilinen atrofiye neden oluyor. Bunun sonucunda hasta, yazı yazmak ve araba kullanmak gibi günlük aktivitelerini yapmakta büyük güçlük çekiyor, hatta poşet bile taşıyamaz hale gelebiliyor. Üstelik erken tanı konulduğunda ilaç veya fizik tedavi ile geçebilecek olan bu sendrom ilerlediğinde de tek çözüm ameliyat oluyor.

Elbette bu hastalığa yakalanmamanın en garanti yolu bilgisayar başında makul sürelerde çalışmak ancak ne yazık ki birçok ofis çalışanı için bu mümkün olamıyor. 

5 Mayıs 2012 Cumartesi

Etliye SÜTlüye Dokunmayım Diyorum Ama Olmuyor: Hükümetin SÜTü Bozuk Çıktı!..


Şaka değil, gerçek: Okullarda öğrencilere dağıtılan SÜTlerden çocuklarımız psikolojik(!) olarak etkilendi, hastanelere kaldırıldı.

İşin traji-komik yanı Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker:
- "Daha yeni başladık bismillah" dedi ve ekledi "sütler bozuk değil, kampanya devam edecek"...

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer:
- "Olay zehirlenme vakası değil. İlk tespitlerimize göre çocukların süte karşı hassasiyetinden kaynaklanan bir durum" dedi.

Diyarbakır Vali'si Mustafa Toprak olaya açıklık getirdi:
- "Birkaç çocuğumuzun mide bulantısı şikayetiyle ortaya çıkan bir olay.  Psikolojik olarak diğer çocuklar da etkilendi. Biz sütten olduğunu düşünmüyoruz."

SÜTten ağzı yansa da o yanık ağızlar yukarıdaki açıklamaları insanımıza yutturmak için geveler dururlar...  


Oysa biraz dikkatle bakınca; Psikolojik olarak etkilenen çocukların gazetelerde yayınlanan boy boy fotoğraflarında çoğunun seruma bağlı olduğunu sizler de görürsünüz. 

Gariplikler ülkesi Türkiyem: 
Tıp'ta Devrim(!) yaptık, psikolojik sorunları artık serumla çözebiliyoruz...

Yakında bir açıklama da Sağlık Bakanı'ndan bekliyoruz.... 

4 Mayıs 2012 Cuma

Söyleşi: “Bilişim Teknolojileri, Kapital ve Emeğin Dönüşümü”


Son 20 yılda, bilgi ve iletişim teknolojilerinin hızlı gelişimi finanstan sağlığa, üretimden ticarete pek çok alanı doğrudan etkilemiş ve yeniden yapılandırmıştır. 

Bu yeniden yapılanmanın temelinde ise, teknolojik gelişim ile birlikte emek süreçlerinde ve niteliğinde yaşanan dönüşüm en önemli etkenlerden biridir. Bu dönüşüm bir yandan belirli alan ve sektörlerde işsizliğe neden olurken bir yandan da karşımıza yeni bir işçi profili ortaya çıkartmaktadır. 

Bütün bu yaşananların tetiklediği toplumsal değişim, emeğin örgütlenmesinin önündeki engeller ve imkanları tartışmak üzere, LaborTech‘in kurucusu ve yürütücüsü Steve Zeltzer‘in katılımlarıyla bir söyleşi gerçekleştirilecektir.

3 Mayıs 2012 Perşembe

Bilgisayar Mühendisleri 1 Mayıs’ta Alanlardaydı!



İşçi Sınıfının Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs İşçi Bayramı tüm Türkiye’de kutlandı. 

Ankara ve İstanbul’da da bilgisayar mühendisleri açtıkları pankartla EMO kortejinin içerisinde yer aldılar. 

Ankara’da Tren Garı’ndan Sıhhiye’ye, İstanbul’da Akaretler Yokuşu'ndan Taksim’e yürüyüşten sonra meydanlarda mitingler gerçekleştirildi. Saat 14.00′de tüm Türkiye’de hep bir ağızdan bir dakika boyunca atılan “Faşizme Karşı Omuz Omuza” sloganı sonrasında konuşmalar, şiirler, müzik ve konser ile devam eden mitinge başta TMMOB, KESK, DİSK, TTB olmak üzere bir çok sendika, dernek, siyasi parti ve demokratik kitle örgütü katıldı.

Bilgisayar mühendisleri de ilk defa 1 Mayıs 2012′de ayrı bir pankart ile mitinge katılım sağladılar.

Bilgisayar Mühendisleri 1 Mayıs’ta Alandaydı!


30 Nisan 2012 Pazartesi

Bilgisayar Mühendislerine 1 Mayıs Çağrısı


Tarih M.S. 1886 yılını gösterdiğinde, endüstri devriminin ilk yüzyılının sonlarına doğru; sanayi eşi görülmemiş bir hızla büyürken, işçiler, işyeri güvenliği, sağlık koşulları, örgütlenme ve grev gibi en temel haklarını dahi tanımayan bir siyasi ve hukuki sistem ile karşı karşıyaydılar.
14-15 saatlik çalışma sürelerinin günlük 8 saate indirilmesi talebiyle 1881 yılında başlayan eylemler, 1 Mayıs 1886′da Amerika’da ve Kanada’da yüz binlerce işçinin iş bırakmasıyla doruğa ulaştı. Eylemler kanlı bir şekilde bastırıldı ve bir çok işçi işten çıkarıldı. Yaşananlar tüm dünya işçi örgütlerinde tepki uyandırdı ve 1889 yılında 1 Mayıs “Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü” olarak kabul edildi.
Bugünden 126 yıl geriye baktığımızda, o zaman insanların hayatlarını feda ettikleri “8 saatlik iş günü” talebinin, bugün hala güncel olduğunu söyleyebiliriz.Bilişim çalışanları ve bilgisayar mühendisleri için, “esnek çalışma saatleri” adı altında normalleştirilen fazla mesailer, artık neredeyse mesleki bir zorunluluk olarak değerlendiriliyor.
Karşılığını talep etmeyi dahi düşünmeden 16 saate kadar uzayan çalışma saatleri, her an işten çıkarılma endişesiyle alt üst olan hayatlar, “boşuna mı okuduk?” dedirten düşük ücretler ve işsizlik sarmalı, 126 yıllık ortak hafızamızdan o gerçeği çağırıyor: bizler, ücretli çalışan mühendisler, modern zamanların “fiyakalı” işçileriyiz.
Adım adım Bilgisayar Mühendisleri Odası’na yürüdüğümüz bu süreçte, bilgisayar mühendisleri olarak, bu gerçeğin bilinciyle, 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma gününde:
Yalnız olmadığımızı görmek ve göstermek için, 
Biz de varız demek için, 
Daha güzel yarınları hep birlikte kurabileceğimizin inancı ve umuduyla, alanlardayız!

Tüm meslektaşlarımızı ve bilişim çalışanlarını birliğe, mücadeleye ve dayanışmaya, TMMOB kortejinde pankartımızın arkasına davet ediyoruz…
Elektrik Mühendisleri Odası
Bilgisayar Mühendisliği
Meslek Dalı Ana Komisyonu

Ankara
Toplanma Saati: 12.00
Toplanma Yeri: Ankara Tren Garı Önü

İstanbul
Toplanma Saati: 09.00
Toplanma Yeri: Akaretler Yokuşu, Beşiktaş

İzmir
Toplanma Saati:11.30
Toplanma Yeri: Cumhuriyet Meydanı

Bursa
Toplanma Saati: 14.00
Yer: Atatürk Kapalı Spor Salonu Önü

26 Nisan 2012 Perşembe

Tutuklu Gazetecilerin Listesidir


Basın Özgürlüğü

Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu’nun saptamasına göre 10 Nisan 2012 tarihi itibariyle Türkiye cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü bulunan 18’i imtiyaz sahibi ve yazı işleri müdürü 91 gazetecinin isimlerini, görevlerini ve tutuklu bulundukları hapishaneleri; basının ve kamuoyunun, duyarlı kişi ve kurumların bilgisine sunuyoruz...

1- Abdulcebbar Karabeğ, Azadiya Welat Gazetesi Mersin Temsilcisi, Hatay Kapalı Cezaevi
2- Abdullah Çetin, Dicle Haber Ajansı (DİHA) Kurtalan Muhabiri, Diyarbakır D Tipi Cezaevi
3- Ahmet Akyol, Dicle Haber Ajansı (DİHA) Adana Muhabiri, Ceyhan M Tipi Kapalı Cezaevi, Adana
4- Ahmet Birsin, Gün TV Genel Yayın Koordinatörü, Diyarbakır D Tipi Cezaevi
5- Ali Buluş, Dicle Haber Ajansı (DİHA) Mersin Muhabiri, Karaman-Ermenek M Tipi Cezaevi
6- Ali Çat, Azadiya Welat Gazetesi Mersin Muhabiri, İskenderun E Tipi Kapalı Cezaevi
7- Ali Konar, Azadiya Welat Gazetesi Elazığ Temsilcisi, Malatya E Tipi Cezaevi
8- Aydın Yıldız, Dicle Haber Ajansı (DİHA) Mersin Muhabiri, Gaziantep H Tipi Cezaevi
9- Ayşe Oyman, Özgür Gündem Gazetesi Editörü, Bakırköy L Tipi Kadın Kapalı Cezaevi
10- Aziz Tekin, Azadiya Welat Gazetesi Mardin Temsilcisi, Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi
11- Baha Okar, Bilim ve Gelecek Dergisi Editörü, Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Cezaevi

Günün Sözü


Bir ülkede adaletin varlığı kişinin kendini özgürce ifade etmesinden anlaşılır.

Konfüçyus

25 Nisan 2012 Çarşamba

Bunları Unutmayalım: "Türkiye’de; Amerika’dan daha fazla basın özgürlüğü var!"


İçişleri Bakanı Beşir Atalay, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone'nin Türkiye'deki basın özgürlüğüne ilişkin sözlerini değerlendirirken:

"Türkiye, basın özgürlüğü açısından Amerika'dan daha çok basın özgürlüğünün olduğu bir ülkedir" dedi.



NOT: 
Yarın Türkiye'de tutuklu gazetecilerin listesi yayınlanacaktır. 


Atalay: ABD'den daha çok basın özgürlüğü var.

Basında BMO: Bilgisayar Mühendisleri Odası İçin Geri Sayım (BirGün)


Birgün; 12.04.2012

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) bünyesinde örgütlenme çalışmaları sürdüren bilgisayar mühendislerinin ayrı bir meslek odası kurmasına yönelik çalışmalarında sona doğru yaklaşıldığı bildirildi.

EMO Bilgisayar Mühendisliği Meslek Dalı Ana Komisyonu‘nun 9 Nisan 2012 tarihinde yaptığı açıklamada, EMO 43. Olağan Genel Kurulu‘nda Bilgisayar Mühendisleri Odası (BMO) kurulmasına yönelik önergenin kabul edildiğine dikkat çekilerek, konuya ilişkinin nihai kararın, 31 Mayıs-1-2-3 Haziran 2012 tarihlerinde gerçekleştirilecek TMMOB Genel Kurulu'nda alınacağı kaydedildi.

Bilgisayar mühendisliğinin Türkiye‘de 30 yıllık bir geçmişi olmasına rağmen, meslek alanı ile ilgili yasal tanımların olmamasını yanı sıra mezun sayısındaki hızlı artış ve merkezi bir planlamadan yoksun bilişim politikaların uygulanması nedeni ile meslek hayatının olumsuz etkilendiğinin vurgulandığı açıklamada, şöyle denildi:

"Uzun yıllardır, mesleki demokratik kide örgütü olan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği‘ne (TMMOB) bağlı, EMO çatısı alünda çalışmalarını yürüten bilgisayar mühendisleri, bütün bu sorunlara yönelik mücadelenin örgüdenmelerini daha geniş bir ölçeğe taşımayı gerektirdiği düşüncesiyle, 2011 yılının ortalarından itibaren odalaşma çalışmalarına hız vermiştir. İşyeri, iş bölgeleri ve üniversite toplantılarının yanı sıra gerçekleştirilen ‘Bilgisayar Mühendisliği‘ çalıştaylarıyla meslektaşlarımıza, akademisyenlere ve öğrencilere ulaşarak bilgilendirme çalışmaları yürütülmüştür. Komisyon çalışmalarıyla Bilgisayar Mühendisleri Odası altyapısına yönelik planlama yapılmış ve toplanan binlerce imza ile BMO‘nun bilgisayar mühendislerinin ortak talebi olduğu gösterilmiştir."

Öğrendim ki...


Öğrendim ki... 
Kendini en iyilerle kıyaslamak değil 
Kendi en iyinle kıyaslamak sonuç getirir. 

Ataol Behramoğlu

24 Nisan 2012 Salı

'O' An: Tekli direniş

Tekli direniş

Filistin'de Ramallah'taki Yahudi yerleşim yerleri de boşaltıldı. Yerleşimciler, son binanın yıkılması sırasında güvenlik güçlerine direndi. Bu da o direniş sırasında elde edilmiş "o" anlardan biri...

Koca bir polis taburu tek bir kişiye yükleniyor. "O" anda genç kız, tek başına direniyormuş gibi görünüyor. Etrafta başka bir direnişçi yok. Zaten asıl hedefler o ötedeki dumanı tüten yapılar. Bu nedenle bir akıl dışılık söz konusu.

Bu insanlar, İsrail'in geçmişteki politikası uyarınca hiç hakları olmadığı halde bu yerlere yerleşmeye teşvik edildi. Sonra da uluslararası politik baskı sonucu yine İsrail Hükümeti'nin girişimi ve yargı kararıyla çıkarıldılar.

Hasılı sadece "o" an değil "o" anın geçmişinde yatan hikaye de akıl dışı...



Kaynak:

http://oanfotograflari-ntv.blogspot.com/